Bannermedicaldevices
Bannermedicaldevices

Siemens Soruşturması Hakkında Verilen Karar Akabinde Rekabet Hukuku Kapsamında Sektörel Bir Değerlendirme

Rekabet Kurumu geçmişten bugüne tıbbi görüntüleme ve teşhis cihazları pazarı hakkında özel bir ilgi göstermiştir. Bu bağlamda en son Siemens hakkında bir soruşturma yürütmüş ve 2017 başı itibariyle soruşturma hakkında gerekçeli kararını yayınlamıştır. Siemens soruşturma sonunda ceza almasa da, Kurulun pazar hakkındaki ilgisinin devam edeceği anlaşılmaktadır.

Sektör özelindeki Rekabet Kurulu Kararları

Kurumun tıbbi teşhis ve görüntüleme pazarı hakkındaki ilgisi 2005 yılından bugüne artış göstermiştir. 2005 yılında Benefit adlı yedek parça ve servis pazarında faaliyet gösteren firmanın yaptığı şikayet üzerine Kurul bir inceleme (önaraştırma) başlatmıştı. Şikayetler temel olarak Siemens’in kendi markalı ürünleri hakkında özellikle cihazların garanti süreleri sonrasında Benefit’in yedek parça ve servis hizmetlerini engellediği, özellikle cihazlarda yer alan şifre uygulamalarının bu amaca yöneldiği ile ilgiliydi. Kurul yaptığı inceleme sonucunda, şifrenin esas olarak cihaza ehil olmayan kişiler tarafından müdahale edilmesinin önüne geçilmesinin amaçlandığını tespit etmiştir. Bununla birlikte, bu uygulamanın başka firmaların pazara girişlerinin de önüne geçebileceğini belirttikten sonra, Siemens’in belli bir bedel karşılığında kullanmaya izin vereceğinin anlaşıldığını belirterek dosyayı kapatmıştır (bakınız 28.10.2005 tarih ve 05-75/1019-285 sayılı karar).

2007 yılında gündeme gelen bir başka şikayette, Dokuz Eylül Üniversitesi’nin bir ihalesinde Philips ile Siemens marka görüntüleme cihazlarının Philips tarafından uyumlaştırılmasının engellendiği hususu Siemens tarafından şikayet konusu yapılmıştır (Philips PET/CT cihazı ile Siemens’in PACS cihazı uyumu). Kurul, söz konusu uyumlaştırma sorununun, ciddi bir giriş engeli yaratabileceğini belirtmekle birlikte, münferit bir olay olduğuna değinmiştir. Kurul, ilgili üniversitenin de Philips’i tercih etmesi, delil bulunamaması ve ihalenin Philips lehine sonuçlanmasının etkisi ile Philips’e karşı soruşturma açılmaması yönünde karar verse de; yazılım ve şifreler aracılığı ile rakiplerin pazara girmesinin engellenmesinin ciddi rekabetçi sorunlar yaratabileceğini vurgulamıştır (bakınız 6.12.2007 tarih ve 07-89/1131-442 sayılı karar).

2009 yılında Rekabet Kurulu, tıbbi teşhis ve görüntüleme pazarı özelinde Philips, GE, Toshiba ve KURT&KURT firmalarına kendiliğinden (resen) bir önaraştırma açmıştır. İncelemenin genel çerçevesi, ilgili pazarda faaliyet gösteren firmaların, alt pazarda servis hizmeti veren firmaların faaliyetlerini engellediği varsayımına dayanmaktaydı. Kurul, öncelikle ilgili ürün pazarını her bir marka özelindeki “tıbbi görüntüleme ve teşhis cihazlarına yönelik teknik servis ve yedek parça pazarı” olarak tanımlamıştır. Bu şekildeki bir pazar tanımında ise her bir markanın yedek parça ve teknik servis pazarı bakımından hakim durumda olduğu tespiti yapılabileceği anlaşılmaktadır. Akabinde Kurul, tıbbi görüntüleme ve teşhis pazarında faaliyet gösteren firmaların bir kısım davranışının alt pazardaki (yedek parça ve yetkili servis pazarındaki) rekabeti olumsuz etkilediği sonucuna vararak, ilgili pazarda faaliyet gösteren tüm teşebbüsleri bağlayıcı şekilde bir kısım yükümlülük getirmiştir. Bu yükümlülükler kısaca aşağıdaki gibidir:

  • Cihaz sahibi ya da temsilcisinin talebi üzerine 24 saat içinde cihaza ilişkin şifrenin ücretsiz tedarik edilmesi;
  • Cihazlara teknik servis verilmesini sağlayan aparatların/cihazların müşteriler ya da onlardan talep alan teknik servislerin yazılı talebi üzerine 3 gün içinde müşterilere teslim edilmesi;
  • Aparatlara ilişkin kira ücretlerinin ayrımcı olmayacak ve aparat fiyatları ile orantılı olarak tespiti;
  • Yukarıda belirtilen hususların müşterilere cihaz alımı anında yazılı olarak bildirilmesi;
  • İlgili cihazların son üç yıllık satış verilere ışığında en çok kullanılan yedek parçalarının fiyatlarının internet ortamında herkesin ulaşabileceği şekilde ilan edilmesi;
  • Müşteri ve rakip yedek parça servislerinden gelen yedek parça taleplerinin üç gün içinde cevaplandırılması;
  • Yedek parça satışında rakip servis sağlayıcılara ve onların müşterilerine yönelik objektif kriterlere dayanmayan ayrımcı uygulamalardan kaçınılması.
  • Kurul, söz konusu pazarda bu yükümlülüklere uymayan teşebbüsler aleyhine soruşturma açılacağını kararı ile bildirmiştir (bakınız 18.2.2009 tarih ve 09-07/128-39).

Özellikle 2009 kararı ile gelen yükümlülükler ardından piyasada tıbbi görüntüleme ve teşhis cihazlarını sağlayan/dağıtan teşebbüsler aleyhine Kurum nezdinde yapılan şikayetlerde artış görülmüştür.

Yukarıda belirtilen 2009 yılı kararı sırasında Siemens hakkında alt pazarda faaliyet gösteren teknik servis ve yedek parça temin aşamasındaki faaliyetleri ile rekabeti kısıtladığı iddiası ile yapılan bir şikayet üzerine Kurul, Siemens’in 2009 yılında Kurul tarafından getirilen yükümlülüklere uyguğunu tespit ederek ceza uygulamama yönünde karar vermiştir (bakınız 16.3.2010 tarih ve 10-23/326-114 sayılı karar).

Söz konusu kararlar akabinde Siemens, ilgili şifreleri talep eden müşteriler ile imzalanmak üzere Servis Yazılım ve Kullanım Anlaşması hazırlamış ve Kurum’a menfi tespit başvurusu çerçevesinde onay almak üzere sunmuştur. Siemed ve sözleşmeyi imzalaması istenen müşteri, ilgili sözleşme hakkında şikayetçi olmuştur. İlgili sözleşmenin, şifrenin müşteri tarafından kullanımı / kullandırılması durumunda ortaya çıkacak zararlardan ötürü Siemens’in sorumlu tutulamayacağı yönünde madde içerdiğini tespit eden Kurul, bu durumun hukuki ilişkinin niteliği ile uyumlu olduğu sonucuna varmış ve sözleşmeye menfi tespit vererek şikayetleri reddetmiştir (bakınız 7.10.2010  tarih ve 10-63/1315-492  sayılı karar).  

2010 yılında Toshiba (TMST Tıbbi Sistemler) hakkında yapılan şikayette, TMST’nin ultrason cihazının yedek parçası için aşırı fiyat talep ettiği ve hakim durumunu kötüye kullandığı iddia edilmişti. Kurul, şikayet üzerine önaraştırma açmıştır. Bununla birlikte Kurul, ilgili yedek parçaların yurtdışından temin edilebildiğini ve şikayetçinin de TMST’nin verdiği fiyatın dahi altında bir fiyat ile yurtdışından temin ettiğini tespit etmiştir. Keza TMST’nin pazar payı ve Kurul’un daha önce getirdiği yükümlülükler de dikkate alınarak önaraştırma soruşturma açılmasına yer olmadığı yönündeki Kurul kararı ile son bulmuştur (bakınız 10.6.2010 tarih ve 10-42/756-243).

2012 yılında Siemens’in Siemed’e Toolkit cihazlarını Kurul kararlarına uygun şekilde tedarik etmediği yönündeki şikayet (Danıştay tarafından daha önce verilen kararın bozulması üzerine Kurul tarafından konunun tekrar incelenmesine rağmen), Kurul tarafından bir önaraştırma çerçevesinde incelense de, şikayet hakkında delil olmadığı gerekçesi ile soruşturma açılmaksızın dosyanın kapanması yönünde karar alınmıştır (bakınız  25.04.2012 tarih ve 12-22/572-166).

Siemed, Siemens’i 2010 ve 2012 yıllarında Kurul kararlarına aykırı davrandığı iddiası ile şikayet etmiş ve fakat Kurul, iddiaları destekleyen delil bulunmadığını belirterek soruşturma açılmaması yönünde kararlar vermiştir (bakınız 21.10.2010 tarih ve 10-66/1408-527, 15.11.2012 tarih ve 12-57/1540-553 sayılı). Siemed, şikayetlerinden vazgeçmemiş ve şikayetlerinden biri hakkında verilen Kurul kararına karşı Danıştay nezdinde açtığı dava kabul edilmiştir. Kurul tarafından yürütülen soruşturmada, Siemens’in yedek parça satışını servis satışı hizmetine bağladığı ve hakim durumunu kötüye kullandığı sonucuna vararak, Siemens aleyhine yıllık cirosunun %0,2’si oranında (2,6 milyon TL) idari para cezası uygulamıştır (bakınız 20.08.2014 tarih ve 14-29/613-266 sayılı karar).

Siemed’in Siemens hakkındaki şikayetleri bu karar ile son bulmamış ve yine daha önceki bir şikayeti üzerine verilen Kurul kararı hakkında Danıştay nezdinde açılan dava kabul görerek Kurul tarafından Siemens 2015 yılında soruşturma açılmıştır. Kurul, Siemens’in Toolkit cihazı ile ilgili olarak Kurul tarafından öngörülen yükümlülükleri yerine getirmediği ve hakim durumunu kötüye kullandığı iddiaları, bu yönde açık bir delil olmaması sebebiyle temelsiz görülmüş ve soruşturma ihlal tespit edilmediğinden cezasız kapanmıştır (bakınız  24.10.2016 tarih ve 16-34/589-259 sayılı karar). 

Sonuç: Rekabet Hukuku Bağlamında Dikkat Edilmesi Gereken Hususlar

Sonuç olarak; tıbbi görüntüleme ve teşhiz cihazlarına ilişkin pazarın Rekabet Kurumu’nun sıkı takibinde olduğu ve dolayısıyla bu pazarda faaliyet gösteren firmaların rekabet kurallarına uyumu en yüksek düzeyde önemsemeleri gerektiği açıktır. 2005 yılından beri sektördeki firmaların 2 ayrı soruşturma dahil olmak üzere 10’dan fazla karara konu Kurul tarafından edilmesi bu hususu doğrular niteliktedir. Nitekim yedek parça ve yetkili servis pazarlarının marka özelinde belirlenmesi, hemen her firmanın kendi markası özelinde söz konusu pazarlarda hakim durumda olmaları sonucunu doğurmaktadır ve bu doğrultuda ilgili cihazların şifrelerinin tedariki, ayrımcı olmayan uygulamalar ile yedek parça temini gibi temel yükümlülükler Kurul tarafından öngörülmüştür. Bu durum, pazarda faaliyet gösteren firmaların sürekli rekabet hukukuna uyumu sağlama yönünde çaba sarf etmelerini gerektirmektedir.

Av. İsmail Ünal Doğan

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *

Search