Rekabet Kurumu 2016 10 04
Rekabet Kurumu 2016 10 04 Rekabet

Rekabet Kurumu’nda Yaz Hareketliliği: Yeni Soruşturma ve Nihai İncelemeler

Rekabet Kurulu yaza hızlı bir başlangıç yaparak pekçok teşebbüs hakkında yeni soruşturmalar ve nihai incelemeler başlattı. Aşağıda kısaca ilgili dosyaları belirterek bugün itibariyle kamuya açık kaynaklardan anlaşılan inceleme kapsamlarını ve değerlendirmelerimizi sizinle paylaşmak isteriz. 

Sahibinden Bilgi Teknolojileri Pazarlama ve Ticaret A.Ş. Hakkında Açılan Soruşturma

Rekabet Kurumu, Haziran 2017 itibariyle faaliyetleri esasen “Sahibinden.com” web sayfasında verilen hizmetlere yoğunlaştığı bilinen şirket hakkında soruşturma açtığını duyurdu. Soruşturmanın duyuru metninde belirtildiği üzere “kurumsal müşterilere yönelik online gayrimenkul satış/kiralama hizmetleri pazarındaki hâkim durumunu aşırı fiyat uygulamak” iddiası üzerine açılan önaraştırma neticesinde açıldığı anlaşılmaktadır. Bu bağlamda Kurul’un önaraştırma neticesinde elindeki bulguları, soruşturma açılması için ciddi ve yeterli bulduğunu vurguladığı görülmektedir.

Bilindiği üzere aşırı fiyat olarak anılan ihlal, 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun’un 6’ıncı maddesinde düzenlenen hakim durumun kötüye kullanılmasının bir çeşididir. Bu bağlamda Kurulun, ihlal tespit edebilmesi için Sahibinden.com’un online gayrimenkul satış ve kiralama hizmetleri pazarında hakim durumda olup olmadığını ortaya koyması ve akabinde uyguladığı fiyatlamanın aşırı fiyat olarak değerlendirilip değerlendirilmeyeceği ile ilgili olarak değerlendirme yapması gerekecektir. Rekabet hukuku kapsamında aşırı fiyat yönünde ihlal kararlarının sık olmadığını belirtmek isteriz. Fakat Rekabet Kurulu, en son Tüpraş’a aşırı fiyat sebebiyle ceza uygulamıştı ve söz konusu ceza halen tek bir teşebbüse uygulanan en yüksek ceza olarak hafızalardadır (412 milyon TL).

Sodexo, Edenred, Network, Multinet, Winwin, Set Kurumsal Hakkında Açılan Soruşturma

Soruşturmanın konusunun yemek kuponu/kartı sektöründe faaliyet gösteren şirketlerin ihalelerde danışıklı hareket etmesi, ihale ve müşteri paylaşması, satış şartlarını birlikte belirlemesi, rakiplerin faaliyetlerini zorlaştırması, ayrıca sektörde ortak hareket ederek restoranlardan %7-10 arasında değişen oranlarda komisyon aldıkları gibi iddialar olduğu görülmektedir. Aslında şikâyet, 2010 yılına dayanmaktadır ve Kurul ilgili dosyayı aynı yıl verdiği bir önaraştırma kararı ile soruşturma açmaksızın kapatmıştır. Bununla birlikte, ilgili kararın Danıştay nezdinde iptal davasına konu edildiği ve Danıştay tarafından verilen iptal kararı üzerine Kurulun soruşturma açtığı anlaşılmaktadır. İptal kararında özetle, pazarın en büyük pazar payına sahip ilk iki teşebbüs olan Sodexo ve Accor’un pazarda üçüncü sırada olan başka bir rakip teşebbüs tarafından şikayet edildiği, söz konusu teşebbüslerin Network Servisler adlı şirkette %49 paylar ile ortaklıklarının bulunduğu, pazarda diğer rakipler arasında müşteri geçişleri yoğun olsa da bu en büyük pazar payına sahip iki teşebbüs arasında geçişlerin sınırlı kaldığı, söz konusu iki teşebbüsün ihale müşterileri ile bir kısım diğer müşterisi hakkında ilgili dönemde rekabet ihlali olduğuna dair şüphelerin olduğu ifade edilmektedir. Dolayısıyla Kurul tarafından yürütülen önaraştırmanın rekabet ihlali şüphelerini ortadan kaldırmadığı belirtilerek konu hakkında soruşturma açılması üzere karar iptal edilmiştir.

Dosu Maya Mayacılık A.Ş.’nin tam kontrolünün Lesaffre et Compaigne tarafından Devralınmasına İlişkin Başvuru Hakkındaki Nihai İnceleme

Dosu Maya’nın Öz Maya tarafından devrine ilişkin başvuru, Rekabet Kurulu tarafından daha önce rekabetçi endişeler sebebiyle nihai incelemeye alınmış ve fakat alıcı tarafından verilen taahhütler ile Kurul tarafından kapatılmasına izin verilmişti. Kurul kararını, raportörlerin işleme izin verilmemesi yönündeki duruşuna rağmen almıştı. Geçmişte, maya piyasasında gerçekleşen çok birkaç rekabet ihlali ve devralmanın zaten dar oligopol nitelikteki yapısını güçlendireceği dikkate alındığında, Rekabet Kurulu’nun verdiği karar eleştirilmişti. Özellikle verilen taahhütlerin etkinliği de sorgulanmaktaydı. Ankara 8. İdare Mahkemesi açılan iptal davası üzerine verdiği kararında, temel olarak yaş maya pazarında 4 teşebbüsün yer aldığı ve devralma sonucunda bu sayının 3’e düşeceği, yeni teşebbüsün pazar payının %80’e ulaşacağı, özellikle geçmişteki ihlaller nazara alındığında devralma sonrasında hakim durumun kötüye kullanılabilmesinin mümkün olduğu ve teşebbüsler arasındaki koordinasyon riskini arttırabileceği belirtilerek kararın hukuka aykırı olduğunu belirtmiştir. Keza sunulan taahhütlerin her birini de inceleyerek her birinin ulaşılması öngörülen amacı gerçekleştiremeyecek nitelikte olduğunu tespit etmiştir. Mahkemenin iptal kararına istinaden Kurul yeniden nihai inceleme başlatmıştır. Karar sonucunda devralmanın önceki durumuna iadesinin gerekebileceği anlaşılmaktadır.

Karsan Otomotiv Sanayi Mamülleri Pazarlama A.Ş. Hakkında Soruşturma

Daha önce Karsan Otomotiv Sanayi Mamülleri Pazarlama A.Ş.’nin, yetkili satıcılarının yeniden satış fiyatlarını ve uygulayacakları indirim oranlarını belirlediği, yetkili satıcıların farklı fiyatlardan araç satmalarını ve bölge dışı pasif satışlarını engellediği, pazarı şeffaf hale getirerek rekabeti ortadan kaldırdığı ve yetkili satıcılar arasında ayrımcılık yaptığı iddiasını içeren şikâyet başvurusu Kurul tarafından açılan önaraştırma neticesinde soruşturma açılmaması yönünde karar alınmıştı. Açılan iptal davası üzerine Danıştay tarafından yapılan değerlendirme neticesinde, Mahkeme tarafından Kurul tarafından önaraştırma safhasında tüm ihlal şüphelerinin giderilmediği ve dolayısıyla soruşturma yürütülmesi gerektiği sonucuna varılmış ve Kurul kararı iptal edilmiştir. Dolayısıyla Kurul Karsan hakkında soruşturma açmıştır.

Ambarlı Limanı’nda Faaliyet gösteren Mardaş Marmara Deniz İşletmeciliği A.Ş.’nin Arkas Holding tarafından kontrol edilen Limar Liman ve Gemi İşletmeleri A.Ş. Tarafından Devralınmasına İlişkin Başvuru hakkındaki Nihai İnceleme

Mardaş’ın Arkas Holding tarafından devralınması ile ilgili işlemi inceleyen Kurul, belli ki bazı rekabetçi endişeler olduğunu tespit ederek işlemin nihai inceleme safhasında daha detaylı incelenmesi gerektiği yönünde karar vermiştir.

Çelebi Bandırma Uluslararası Limanı İşletmeciliği A.Ş. Hakkında Açılan Soruşturma 

Kurul, Çelebi’nin Bandırma Limanı’nda Ro-Ro taşımacılığı yapan teşebbüslere aşırı fiyat uyguladığı yönündeki iddia üzerine açtığı önaraştırma sonucunda, eldeki kanıtları ciddi ve yeterli bulduğunu belirterek soruşturma açılması yönünde karar vermişti. Aşırı fiyat ile ilgili olarak yukarıda Sahibinden soruşturması hakkında belirttiklerimizin işbu soruşturma kapsamında da geçerli olduğunu vurgulmak isteriz.

Diye Danışmanlık Eğitim ve Medya Hizmetleri Tic. A.Ş. Hakkında Açılan Soruşturma

Rekabet Kurulu, daha önce Diye Danışmanlık hakkında kendisi tarafından “Media Barometer” adı altında hizmet verilen şirketlerin içinde olan bir medya alım karteli oluşturduğu iddiasına dönük olarak yapılan şikayet hakkında önaraştırma yürütmüş ve fakat soruşturma açılmaması yönünde karar verse de, ilgili faaliyetin rekabet ihlali oluşturabileceğini belirterek söz konusu faaliyetlerini durdurmasını ilgili firmaya bildirmişti. İdare mahkemeleri nezdinde ilgili kararın iptali için iki tarafça da açılan davalarda zıt kararlar verilmiş ve en sonunda Danıştay tarafından Kurul’un ilgili kararında tüm rekabetçi endişeleri gidermediğini ve kararın kendi içinde çelişkili olduğunu belirterek soruşturma açılması üzere kararın iptali yönünde karar vermiştir. Kurul’un bu karar üzerine soruşturma açtığı anlaşılmaktadır.

Türk Henkel Kimya Sanayi ve Ticaret A.Ş. Hakkında Açılan Soruşturma

Türk Henkel aleyhine Rekabet Kurulu’na yapılan şikayette ürünlerinin yeniden satış fiyatını belirlediği iddia edilmiştir. Kurul tarafından yürütülen önaraştırma akabinde eldeki bulguların yeterli ve ciddi olması sebebiyle soruşturma açıldığı anlaşılmaktadır. Bilindiği üzere rekabet hukuku kapsamında fiyat tespiti per se (başlı başına) ihlal olarak değerlendirilmektedir. 

Roche Müstahzarları San. A.Ş. Hakkında Açılan Soruşturma

Kurul tarafından daha önce Roche aleyhine kendisine bir depo olan Co-Re-Na tarafından iletilen şikayette; Roche’nin ilgili depoya ürün satışında bulunmak için söz konusu deponun yurtdışına satış yasağı ile ilgili maddeyi içeren bir sözleşmeyi imzalamasını şart koştuğu, aksi takdirde ürün satmayı reddettiği, ayrıca diğer depoların da söz konusu depoya satışlarının Roche tarafından engellendiği iddia edilmişti. Kurul tarafından konu hakkında yapılan incelemede; daha önce verilen Kurul kararlarında yurtdışına satış yasaklarının 4054 sayılı Kanun kapsamında görülmediği, diğer depoların ilgili depoya satışının Roche tarafından engellendiğine dair herhangi bir kanıtın yapılan incelemelerde bulunmadığı ve keza bu yöndeki bir kanıtın da şikayetçi tarafından sunulmadığı belirtilerek dosyanın soruşturma açılmaksızın kapanması yönünde karar verilmişti. Bununla birlikte Danıştay kararında, rekabet hukuku kapsamında doğrudan ve dolaylı ihracat yasağı olarak bugüne kadar değerlendirilen ve Kurul tarafından menfi tespit ya da muafiyet kapsamında değerlendirilen hususları görmezden gelerek ilgili yasağın Türkiye piyasalarında etkisi olduğunu belirtmiştir (bakınız önceki Kurul kararları: Lilly/Sandoz, 07-63/776-282; Merck Sharp & Dorme ile Bilim İlaç, 12-38/1086-345; Servier/Beşer/Özsel/İmtaş, 12-46/1390-463; Merck Sharp & Dohme / Beşer / Özsel / Gül / Avrasya / Boğaziçi, 12-17/495-138; Sanofi Aventis / Beser / Dekim / Özsel, 12-59/1570-571; Abbott, 13-08/88-49). Diğer yönden ise dosyaya sunulan belgelerin ciddi biçimde incelenmediğini belirtmiştir. Dolayısıyla Mahkeme, konu hakkındaki bilinen içtihadı ışığında, önaraştırma kapsamında rekabet ihlali olmadığı hususunun tam bir açıklıkla ortaya konulamaması sebebiyle soruşturma yürütülmesi gerektiğini belirterek Kurul kararını iptal etmiştir. Kurul, Danıştay’ın iptal kararı üzerine soruşturma açmak zorunda kalmıştır. Kurul’un soruşturma sonunda vereceği kararın ilaç sektöründe tüm firmalarca sıklıkla kullanılan ihracat yasakları hakkında da farklı bir sonuca varıp varmayacağı açısından önem arz ettiğini düşünüyoruz.

Doğan Müzik Kitap Mağazacılık ve Pazarlama A.Ş. Hakkında Açılan Soruşturma

Rekabet Kurulu, Doğan Müzik’in yaptığı sözleşmelerle piyasaya yeni girecek teşebbüsleri engellemek ve rakip teşebbüslerin faaliyetlerini zorlaştırmak suretiyle hâkim durumunu kötüye kullandığı iddiası üzerine açtığı önaraştırma sonucunda, bulguları ciddi ve yeterli bularak soruşturma açmıştır. Bu bağlamda şikayetin hakim durumun kötüye kullanılması ile ilgili olduğu görülse de, Kurul’un konuyu gerek bu kapsamda gerekse de teşebbüsler arası anlaşma, uyumlu eylem ve kararlar kapsamında (4054 sayılı Kanun m. 4) değerlendirdiği görülmektedir.

SONUÇ

Yeni açılan soruşturma ve nihai incelemelerin bir kısmının ne yazık ki Kurul tarafından daha önce yürütülen dosyalar hakkında idare mahkemeleri ve Danıştay nezdinde verilen eksik inceleme sebebiyle verilen iptal kararlarından kaynaklandığı görülmektedir. Başka bir deyişle, yaz başlangıcındaki yoğun hareketliliğin ve Kurum’un iş yükü artışının sebebinin, Kurul tarafından daha önce verilen kararların esasen Danıştay içtihatları ile bağdaşmamasından kaynaklandığı söylenebilir. Özellikle Danıştay’ın önaraştırma aşamasında rekabet ihlaline dair tüm şüpheler giderilmedikçe soruşturma açılmasını öngörmesine rağmen, Kurul’un bu içtihada belki de iş yükü gerekçeleri ile sıklıkla aykırı karar vermesi, aksine sonuçlar doğurarak Kurul’un iş yükünü arttırır duruma gelmiştir. Keza Kurul’un özellikle -ve belki de daha liberal bir rekabet politikasının uzantısı olarak- cezalandırmama ve yoğunlaşmalar hakkında izin yönündeki kararlarının, Danıştay ve idare mahkemeleri tarafından sıklıkla iptal edildiğini görüyoruz. Dolayısıyla mahkemelerin, 4054 sayılı Kanun’un Kurul tarafından daha sert bir şekilde uygulanmasına taraftar oldukları da söylenebilecektir. 

Av. İsmail Ünal Doğan

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *

Search