Rekabet Kurumu 2016 10 04
Rekabet Kurumu 2016 10 04 Rekabet

Rekabet Kurulu’ndan Birleşme ve Devralmalar Hakkında Tebliğ’de Önemli Değişiklikler !

Resmi Gazete’de bugün yayınlanan 2017/2 sayılı Tebliğ ile Rekabet Kurulu, 2010/4 sayılı Rekabet Kurulu’ndan İzin Alınması Gereken Birleşme Ve Devralmalar Hakkında Tebliğ’de çok önemli bir kısım değişiklik gerçekleştirdi. Değişikliklerin bugün itibariyle yürürlüğe girdiğini vurgulamak isteriz. Aşağıda yapılan değişiklikler hakkında kısa açıklamalarımızı bulabilirsiniz:

I. Her iki yılda bir ciro eşiklerinin Kurul tarafından gözden geçirileceğine dair fıkra yürürülükten kaldırılmıştır.

Bilindiği üzere 2010/4 sayılı Tebliğ m. 7, Rekabet Kurulu’ndan ön izin/onay alması gereken birleşme ve devralma işlemleri için eşikler ön görmekte ve Tebliğ’in diğer hükümleri saklı kalmak üzere bu eşikleri aşan işlemler bakımından Kurul’dan bildirim ile ön izin alınması gereğini düzenlemektedir. Başka bir deyişle, ilgili eşiklerin altında kalan işlemler bakımından, Tebliğ’de aksi düzenleme olmadığı müddetçe, Rekabet Kurulu’ndan bildirim ile ön izin/onay almak gerekmemektedir. Aynı maddenin ikinci fıkrası ise söz konusu eşiklerin Rekabet Kurulu tarafından 2 yılda bir yeniden belirleneceğini düzenlemekteydi. Nitekim buna istinaden bu yıl başı itibariyle eşiklerin yeniden gözden geçirilmesi hakkındaki karar Kurul’dan beklenmekteydi. Hatırlanacağı üzere 2 yıl önce Kurul, eşikler hakkında herhangi bir değişikliğe gitmemeyi öngörmüştü.

Kurul, Tebliğ’de yaptığı değişiklik ile Kurul tarafından ciro eşiklerinin 2 yılda bir Kurul tarafından yeniden gözden geçirileceği yönündeki m. 7/2’yi yürürlükten kaldırmıştır. Dolayısıyla artık ciro eşiklerinin yeniden gözden geçirilmesi hususu, bir takvime bağlanmaktan çıkarılmaktadır.

Kanımızca bu değişiklik son derece olumsuzdur; zira ilgili hüküm, kamuoyunda eşiklere ilişkin olarak idarenin eylem ve işlemlerinin öngörülebilirliğini tesis etmekteydi. İlgili fıkranın kaldırılması ile açıkçası, artık uygun gördüğü herhangi bir anda alacağı bir karar ile Kurulun ciro eşiklerinde değişikliğe gitmesinin mümkün olacağı anlaşılmaktadır. Özellikle yoğunlaşma süreçlerinin belli bir zaman dilimine ve takvime yayıldığı ve bu kapsamda yapılacak işlemlerin ticari talep ve hukuka uygunluğun tesisi perspektifinde detaylı olarak planlanması gerektiği değerlendirildiğinde; kamuoyu nezdinde yoğunlaşmaların denetimi ile ilgili yapılacak değişikliklerin öngörülebilirliğinin tesisinin büyük önem arz ettiği şüphesizdir.

II.  Yapılan değişiklik ile son üç yıl zarfında “aynı taraflar arasında” veya “belirli bir teşebbüs tarafından aynı ilgili ürün pazarında gerçekleşen” işlemler, tek bir işlem olarak değerlendirilecektir.

Bilindiği üzere eski düzenlemede, aynı taraflar arasında son 2 yıllık süre zarfında gerçekleşen işlemler, tek bir işlem olarak değerlendirilmekteydi. Esas olarak bu düzenleme, aynı taraflar arasında eşiği aşan bir birleşme/devralma işleminin gerçekleşmesinden evvel ön izin alması gerekirken taraflarca işlemin farklı parçalara/işlemlere ayrılarak yapılmasını ve böylece Kurul’un denetimini dolanmak yönündeki girişimlerin önüne geçmek amacını taşımaktaydı. Keza bir kısım işlemde eşiğin aşılması ve Kurul’a önonay için bildirim yapılması durumunda, geçmiş 2 yıllık süre zarfında aynı taraflar arasında gerçekleşen işlemlerin bir arada değerlendirilmesi ile şüphesiz ki söz konusu işlemlerin rekabetçi etkileri bakımından daha detaylı ve gerçekçi bir incelemesi de yapılabilmektedir.

İlgili değişiklikle öncelikle 2 yıllık sürenin 3 yıla çıkarıldığını görüyoruz. Bir başka deyişle Kurul’un bu gibi işlemler sebebiyle rahatsızlığının arttığı ve süre sınırını uzatarak (2 yıldan 3 yıla çıkararak) denetimi arttırmak istediği söylenebilecektir.

Kurul ayrıca, aynı teşebbüs tarafından aynı ilgili ürün pazarında son 3 yıllık süre zarfında gerçekleşen işlemleri de tek işlem olarak değerlendireceği yönünde yeni bir düzenleme yapmıştır. Bu düzenleme ile açıkça ilgili ürün pazarı özelinde bir teşebbüs tarafından art arda gerçekleştirilen ve agresif yayılmacı/büyümeci birleşme ve devralmaların bir arada tek işlem olarak inceleneceği hususu ortaya konmaktadır.

Kurulun yaptığı bu değişikliğin kökeninde, özellikle ülkemizde son yıllarda belli bir ilgili ürün pazarında güçlü teşebbüsler tarafından yapılan zincirleme birleşme ve devralmaların etkilerinin bir arada tek bir işlem çerçevesinde değerlendirilmek olduğu anlaşılmaktadır. Özellikle son yıllarda organize perakende sektörü, gözlük camı/lens gibi sektörlerdeki belli teşebbüsler tarafından zincirleme birleşme/devralmaların gerçekleştirilmesi ve pazar yapılarının kısa sürede değişmesi gibi durumların, Kurul’un sektör özelinde takibini arttırma iştahını tetiklediği kanaatindeyiz. Anlaşılmaktadır ki Kurul, artık belli bir teşebbüs tarafından ilgili ürün pazarında son 3 yıl zarfında gerçekleşen işlemleri, bir arada değerlendirerek; belli bir pazardaki hızlı ve yayılmacı girişlerin veya büyümelerin rekabetçi etkilerini daha etkin bir şekilde denetlemek istemektedir.

III. Borsada seri işlemler ile gerçekleşen kontrol değişiklikleri için ön onay mekanizmasında istisna öngörülmüştür.

Rekabet Kurulu, aynı tebliğe m. 10/5 olarak yaptığı bir fıkra eklemesi ile teşebbüsler tarafından kontrolün borsada gerçekleşen seri işlemler ile ve farklı satıcılardan yapılan alımlar sonucunda değişmesi durumunda; belli koşullara uyulması durumunda; ön onay sorumluluğuna istisna getirmiştir.

Bilindiği üzere bir birleşme ve devralma işlemi kontrol değişikliği doğuruyor ise ve Kurul tarafından belirtilen eşikler aşılıyor ise, istisna düzenlemeleri müstesna, işlemin (yani kontrol değişikliğinin) gerçekleşmesi öncesinde bildirim vasıtasıyla Kurulun ön onayını almak gerekmektedir. Aksi durumda, yani ön onay alınmaksızın kontrol değişikliğinin gerçekleşmesi halinde, Kurul tarafından 4054 sayılı Kanun m. 16/1 uyarınca ilgili teşebbüsün yıllık cirosunun %0,01 oranında idari para cezası uygulanması gündeme gelebilecektir.

Yapılan değişiklik ile bir anlamda kontrolün borsada yapılan seri işlemler ile değiştirilmesi durumunda ön onay almaksızın söz konusu işlemlerin yapılabileceği ve fakat (1) söz konusu birleşme/devralma işleminin, derhal Kurul’a bildirilmesi gerektiği ve (2) Kurul tarafından onay verilmeksizin elde edilen kontrol haklarının kullanılmaması ya da Kurul tarafından belirtilen şart ve yükümlülükler çerçevesinde kullanılması durumunda bu istisnadan istifade edilebileceği öngörülmektedir.

Kanımızca borsada gerçekleşen işlemler neticesinde, herhangi bir iradi kontrol devralma girişiminde bulunulmaksızın bir teşebbüsün bir ekonomik yapının kontrolünü devralması durumlarında da ilgili hükümden istifade etmek mümkün olabilecektir. Ama bu durumda, herhangi bir iradi girişimi olmaksızın kontrolü devralan teşebbüs için tebliğdeki koşullar sağlandığı takdirde Kurul’a başvurma yükümlülüğü doğacaktır.

Av. İsmail Ünal Doğan

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *

Search