Petrolpumps
Petrolpumps
Petrolpumps

Rekabet Kurulu, OMV Petrol Ofisi A.Ş., Milan Petrol San. Tic. A.Ş. ve TP Petrol Dağıtım A.Ş. Hakkında Soruşturma açılmasına Karar Verdi.

Rekabet Kurulu, 11.05.2017 tarihinde yayınlanan duyurusu ile Danıştay’ın iptal kararı sebebiyle OMV Petrol Ofisi A.Ş., Milan Petrol San. Tic. A.Ş. ve TP Petrol Dağıtım A.Ş. hakkında soruşturma açma yönünde karar verdiğini kamuoyuna duyurdu.

2009 yılında ne olmuştu?

2009 yılında Kurul, bir kısım akaryakıt dağıtıcısı aleyhine şikayetler alarak bir önaraştırma açmıştı. Temel iddialar, akaryakıt dağıtıcılarının sahip oldukları intifa haklarını kullanarak LPG bayilerinin başka rakip dağıtıcılar ile anlaşma yapmasının önüne geçtikleriydi.

Bilindiği üzere 2008 yılında Rekabet Kurumu tarafından yayınlanan Akaryakıt Sektör Raporu ile sektörde dağıtıcılar lehine sağlanan intifa ve benzeri tapuya tescil edilebilen sınırlı ayni haklar bir anda gündeme gelmiştir. Bu knoudaki temel iddia, tıpkı Avrupa Komisyonu’nun ünlü Repsol Kararı’nda olduğu üzere, intifa ve kira gibi bayilik sözleşmeleri ile paralel olarak akdedilen uzun süreli sözleşmelerin özellikle 5 yılı aşmaması gereken rekabet etmeme yükümlülükleri hakkında rekabet kurallarını dolandığıydı. Danıştay, 2009 yılında verdiği ünlü Total Akdağ Kararı ile bu yaklaşımı desteklemişti ve bu gibi en fazla 5 yıllık olarak düzenlenebilecek rekabet etmeme yükümlülüklerini doğrudan ya da dolaylı olarak uzatacak anlaşmaların kesin hükümsüz olması gerektiğini ve dolayısıyla Rekabet Kurulu’nun bu gibi durumlarda gerekli adımları atması gerektiğini belirtmişti. Bu itibarla Rekabet Kurumu, inrternet sayfasında yayınladığı duyuru ile Danıştay’ın yaklaşımı paralelinde hareket edece-ğini ve somut olay bazında bu gibi sözleşmelere müdahale edeceğini kamuoyu ile paylaşmıştı. Bununla birlikte Rekabet Kurulu, akaryakıt sektörü ile ilgili olarak müdahalede bulunmakta hevesli olsa da, LPG sektörü özelinde bu kadar hevesli değildi. Nitekim Kurul, konumuz olan 2009 tarihli karada, aynı istasyonda bir bayinin LPG bayiliği bakımından başka markalar ile çalışmasının nadir bir durum olduğunu ve bu durumun kurumsal kimlik ve güvenlik gerekceleri ile anlaşılabilir olduğunu belirtmişti. Dolayısıyla Kurul, ilgili somut olay özelinde intifalar ve onların bayilik ilişkilerine etkisini irdelemeksizin ilgili anlaşmaların kanuna uygun olduğu sonucuna varmış ve soruşturma açmamıştı.

İlgili Danıştay Kararı

Danıştay 13. Dairesi konu hakkında verdiği kararında, Kurulun yeterli bilgi ve kanıt sağlamaksızın karar verdiğini ve dolayısıyla somut olayda soruşturma açması gerekirken bu şekilde karar vermesinin doğru olmadığını vurgulamış ve ilgili Kurul kararını iptal etmiştir. Dolayısıyla Kurul, ilgili üç teşebbüs aleyhine soruşturma açmıştır.

Sonuç

Öncelikle vurgulamak gerekir ki, Kurulun bugüne kadar intifa ya da benzer anlaşmalar ile rekabet etmeme yükümlülüğünün süresinin uzatılması sebebiyle verdiği herhangi bir idari para cezası öngören bir kararı bulunmamaktadır. Kurul genellikle ilgili dağıtıcıların söz konusu intifa veya benzeri sınırlı ayni hakkı tapudan kaldırmasını ve rekabet etmeme yükümlülüğünü doğrudan ya da dolaylı yollarla uzatmamasını emrederek, aksi takdirde soruşturma açacağını belirtmektedir. Dolayısıyla Kurulun somut olayda benzeri fiiller tespit etse de, geçmişe paralel bir tavır takınarak teşebbüsleri uyarması ve rekabet etmeme yükümlülüğünün süresini uzatıcı herhangi bir girişimden kaçınmalarını emretmesi olası görünmektedir. Süreci merekla takip ediyor olacağız.

Kanımızca ilgili Danıştay Kararı ışığında, Rekabet Kurulu’nun tıpkı akaryakıt sektöründeki sözleşmelerde olduğu gibi, LPG sektöründeki sözleşmeler bakımından da intifa ve benzeri ayni hak sağlayan sözleşmelere müdahale etmekten çekinmemesi gerekmektedir. 

Ek bir not olarak, Danıştay’ın (ilk derece mahkemesi vasfıyla) aldığı tek bir kararın 5 yıldan uzun sürede sonuçlanmasını hukuk devleti ve adil yargılanma hakkı ışığında eleştirmek gerekir kanaatindeyiz. Nitekim bu süre zarfında özellikle petrol fiyatlarındaki iniş ile LPG’ye ilginin azaldığı nazara alındığında adaletin hızlı tecelli etmesinin ne denli önemli olduğu bir kez daha anlaşılabilecektir.

Av. İsmail Ünal Doğan 

 

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *

Search