skip to Main Content

Rekabet Kurulu, Booking.com B.V.’ye 2.5 milyon TL İdari Para Cezası Uyguladı !

Bugün itibariyle Rekabet Kurulu, Booking.com’un faaliyetleri hakkında yürüttüğü soruşturmasının sonucunda aldığı kısa kararını internet sayfasında kamuoyu ile paylaştı.

Bilindiği üzere Rekabet Kurulu, Booking.com’un teşebbüsler ile arasındaki sözleşmelerde (anlaşmalarda) yer alan en çok kayrılan müşteri şartı ya da en iyi fiyat şartı (most-favoured customer clauses, best price guarantee) olarak nitelendirilen koşulların Rekabetin Korunması Hakkında Kanun madde 4 ve 6 (başka bir deyişle, rekabete aykırı teşebbüsler arası anlaşmalar ve hakim durumun kötüye kullanılması) kapsamında ihlal teşkil edip etmediğini inceliyordu.

Booking.com, dünyada farklı rekabet otoritelerinin benzer soruşturma ve/veya aksiyonları ile geçmişte karşı karşıya kalmıştı. Bu bağlamda örneğin Almanya, Avusturya, Fransa, İsveç, İtalya’da benzer soruşturmalar açılmış ve söz konusu en çok kayrılan müşteri şartıları ile ilgili önleyici yükümlülükler getirilmişti. Bilindiği üzere, ilgili pazardaki bir diğer rakip olan Expedia da aynı yöndeki hükümler sebebiyle benzer soruşturmalar ile karşı karşıya kalmıştı. Söz konusu soruşturma, Avrupa’daki rekabet otoritelerinin kararları akabinde Rekabet Kurumu’nun yaklaşımını ortaya koyacağı için ülkemizdeki rekabet hukuku uygulamacıları tarafından yakından takip edilmekteydi.

Kurul, kararında; Booking.com’un konaklama tesisleri ile imzaladığı anlaşmalarda yer alan fiyat ve kontenjan paritesi hükümleri ve en iyi  fiyat garantisi hükümlerinin 4054 sayılı Kanun m. 4 kapsamında rekabeti kısıtlayan anlaşma vasfında olduğunu tespit etmiştir ve böylece ilgili hükümlerin muafiyetten istifade edip etmediğini incelemiştir. Bu bağlamda Kurul ilk olarak, Booking.com’un dikey anlaşamlara ilişkin grup muafiyetinden istifade etmediğini, zira pazarda %40’tan fazla pazar payının olduğunu tespit etmiştir. Kurul ayrıca, söz konusu anlaşmaların 4054 sayılı Kanun m. 5’te yer alan bireysel muafiyet koşullarını karşılamadığı neticesine varmıştır. Sonuç itibariyle Kurul, 4054 sayılı Kanun m. 4’ün (rekabeti kısıtlayan anlaşmalar, uyumlu eylem ve kararlar) ihlalini tespit etmiştir.

İdari para cezasını tespit ederken Kurul, Booking.com B.V.’nin Türkiye iştiraki olan Bookingdotcom Destek Hizmetleri Limited Şirketi’nin ihlalde rol almadığını belirterek, Booking.com B.V.’yi tek başına sorumlu tutmuştur. Kurul ayrıca, ihlalin bir kartel ihlali olmadığını ve dolayısıyla temel para cezasının %0,05 ile 3 arasında tespit edileceği “diğer ihlaller” olarak nitelendirilmesi gerektiğini kabul etmiştir. Kurul, ihlalin 1 yıldan uzun ve fakat 5 yıldan kısa olduğunu belirterek, uygulanan temel para cezasını ise yarısı oranında arttırmıştır. Hafifletici sebeplerden ileri gelebilecek herhangi bir indirim uygulanmamıştır. Kurul bu hesaplamaların ardından, yıllık ciro üzerinde uygulanan para cezası oranını anmayarak basitçe ulaşılan toplam idari para cezasının  2.543.992,85 TL’ye denk geldiğini belirtmiştir. Bu bağlamda Kurulun ilgili idari para cezasını uygularken Türkiye cirosunu mu yoksa global ciroyu mu nazara aldığı anlaşılamamaktadır. Bununla birlikte, yabancı şirketler hakkında daha önce Kurul tarafından verilen benzer kararlardaki deneyimimiz ışığında, ilgili cezanın Türkiye cirosu nazara alınarak verilmiş olduğunu tahmin etmekteyiz.

Ceza oranını belirlerken Kurul, karar tarihinden önceki yıl cirosunu ya da bu cironun tespit edilmesi mümkün değilse, en yakın yılın cirosunu dikkate almaktadır (4054 sayılı Kanun m. 16). Kararın Kurul tarafından 05.01.2017 tarihinde, yani 2017 başında, alındığı nazara alındığında; muhtemelen henüz 2016 cirosunun hazır olmaması, hesaplanabilir olmaması gibi sebepler ile Kurulun Booking.com B.V. için para cezasını uygularken 2015 yılı cirosunu nazara aldığı anlaşılmaktadır.

Kurulun Booking.com B.V hakkında verdiği kararın henüz kesinleşmediğini belirtmek isteriz; zira menfaat sahipleri Ankara İdare Mahkemeleri nezdinde kararın iptali için dava yoluna başvurabileceklerdir.

Rekabet Kurulu’nun Booking.com Kararı, kuşkusuz ki en çok kayrılan müşteri şartı, en iyi fiyat garantisi gibi ülkemizde de farklı pazarlarda sıklıkla uygulanan sözleşme şartlarının daha sert bir şekilde sorgulanmasına sebep olacaktır. Bu sebeple teşebbüslere önerimiz, Rekabet Kurulu’nun cezalarından ileri gelen riskleri bertaraf etmek adına, dikey nitelikteki anlaşmalarda yer alan bu gibi şartları gözden geçirmeleri ve hukuka uyumu tesis etmeleridir.

Av. İsmail Ünal Doğan, LL.M.

İstanbul, 11.01.2017

This Post Has 0 Comments

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *

Back To Top
×Close search
Search